top of page

Kolaylık ve hız… her zaman iyi midir?

Yazarın fotoğrafı: Deniz Zeynep Akgiray
Deniz Zeynep Akgiray
1 gün önce
2 dakikada okunur

Son zamanlarda yapay zekayı kullanırken bu soruyu sık sık düşünür oldum.


Bir metni saniyeler içinde yazabiliyorum, bir problemi hızlıca analiz ediyor, saatler sürebilecek bir araştırmayı dakikalara sığdırıyorum... Fikir danışıyor, seçenekler oluşturuyor, hatta karar verirken bile destek alıyorum. Ve doğrusu hayatımı inanılmaz kolaylaştırıyor.


Ama tam da burada bir çelişki var: Bizi zihinsel olarak geliştiren şeylerin çoğu biraz da çaba gerektiriyor.


Bir problemi çözmek için uğraşmak… Hatırlamaya çalışmak… Ne düşündüğümüzü kendi kelimelerimizle ifade etmek… Yanılmak ve yeniden düşünmek… Hatta cevabı hemen bulamamanın yarattığı o rahatsızlığın içinde kalmak…


Çünkü tam da bunları yaparken zihinsel kaslarımızı çalıştırıyoruz.


Peki yapay zekanın sağladığı kolaylık ve hız, bizi zihinsel olarak çaba sarf etmekten uzaklaştırmaya başladığında ne olur? Literatürde bunun bir adı var: cognitive offloading (bilişsel dış kaynak kullanımı). Yani zihinsel yükümüzün bir bölümünü başka bir araca bırakmak.


Bunu uzun zamandır yapıyoruz. Telefon numaralarını telefonlarımız hatırlıyor, yolları navigasyon buluyor. Ancak üretken yapay zeka ile başka bir noktaya ulaştık. Artık yalnızca bilgiyi hatırlamayı değil; analiz etmeyi, fikir geliştirmeyi, yazmayı, problem çözmeyi ve hatta karar verme sürecini de devredebiliyoruz.


Geçtiğimiz günlerde karşıma çıkan, Eylül 2026’da yayımlanan teorik bir çalışma bu soruya oldukça çarpıcı bir yerden yaklaşıyor. Başlık bile durup düşündürüyor: “Large-Language Models as a Cognitive Virus.” Bilişsel Bir Virüs Olarak Büyük Dil Modelleri).Çalışmada yapay zeka kullanımının düşünmeyi giderek daha fazla devrettiğimiz bir bağımlılık biçimine dönüşme ihtimalini modelliyorlar. Ancak benim asıl takıldığım kavram: Cognitive immunization — bilişsel bağışıklık.


Bu kavramdan anladığım; mesele yapay zekadan uzak durmak değil. Onu kullanırken düşünmeye, sorgulamaya, problem çözmeye ve karar vermeye devam etmek.


AI çağının en ilginç çelişkilerinden biri de burada zaten: Zihinsel kapasitemizi inanılmaz büyütebilecek bir teknoloji aynı zamanda nasıl kullandığımıza bağlı olarak bazı bilişsel becerilerimizi zayıflatma riski de taşıyor.


Sanırım burada atacağımız ilk adım farkındalık:


Ne zaman AI’dan destek alıyorum?Ne zaman düşünme sürecini tamamen ona bırakıyorum?Aldığım cevabı sorguluyor muyum? gibi..


Sonra da bilinçli AI kullanımı, yani AI ‘ya herşeyi devretme, bilişsel süreçler sende kalsın..

Zihinsel mental antrenman programı MentalPT ‘yi 1,5 senedir uyguluyoruz. Çıkış noktamız aslında çok basitti: Zihin de bir kas ve antrenmana ihtiyaç duyar.



Bugün bu cümle benim için çok daha derin bir anlam taşıyor. Çünkü AI ile birlikte artık kendi zihinsel becerilerimizi kullanmaya devam etmek çok daha bilinçli bir çaba gerektiriyor.Yani artık  

MentalPT programında zihinsel kaslarımızı neden çalıştırmamız gerektiğine dair çok daha güçlü bir nedenimiz var:AI’ın gücünden yararlanırken, kendi zihinsel gücümüzden vazgeçmemek…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page