Sporda Zihinsel Antrenman

Updated: Dec 25, 2021

Spor dünyasındaki herhangi bir yıldız sporcuyu düşündüğümüzde istikrarlı performans başarısı gösterenler kuşkusuz ilk akla gelenler oluyor. Onların bu başarılarını örnek almak için analiz edince de rakiplerine olan fiziksel üstünlüklerinden çok zihinsel becerilerinin ön plana çıktığını görebiliriz.


Sporculara ve antrenörlere sorulduğunda ise çoğu zihinsel becerilerin çok önemli olduğundan, hatta müsabaka esnasında bazı kritik anlarda belirleyici faktörün zihinsel kapasite olduğundan bahsederler. Bazen zor bir mücadele için gerekli olan zihinsel dayanıklılıktan, bazen kaotik bir ortamda gereken konsantrasyon yeteneğinden, bazen takım arkadaşlarını da motive edebilme becerisinden, bazen de duygu düzenlemenin öneminden söz edilir.


Bilimin kanıtladığı şekliyle de zihinsel beceriler, özellikle fiziksel kapasitenin ve teknik, taktik hazırlığın rakipler arasında çok ayırt edici olmadığı durumlarda oldukça ön plandadır. Hatta günlük performans dalgalanmalarındaki sorumlunun fiziksel değil, zihinsel faktörler olduğunu işaret eden bolca kanıt vardır.


Tüm bu popüler inançlar ve bilimsel veriler, zihinsel antrenmanın spor çevrelerinde öncelikli bir yerde tutulması beklentisini uyandırır. İşin aslı bu önemden bahseden antrenörlere, menajerlere ve sporculara zihinsel formları için ne yaptıkları ve buna ne kadar zaman ayırdıkları sorulduğunda cevap genellikle sıfıra yakındır. Bu çelişkili hal şu soruyu beraberinde getirir:


'Zihinsel gücün çok önemli olduğu ama onu sistematik olarak eğitmenin önemli görülmediği bir iklimde, düzenli zihinsel antrenman için kişiler alan, zaman ve motivasyonu nasıl yaratabilirler?'


Zihnin otomatik olarak taktik ve fiziksel antrenmanlardan fayda sağlamasını beklemek ve yeterli fiziksel antrenman ile oluşan kas hafızası sayesinde zihnin kendi başının çaresine bakacağına inanmak artık eskide kaldı. Çünkü istikrarlı olarak rakiplerine üstünlük sağlamayı başaran sporcular odaklanma, çabuk toparlanma veya dirençli olma gibi zihinsel becerilere sahipler. Bunlar öğrenilebilir ve özel bir mesai ayırarak geliştirilebilirdir. Bu nedenle belki de 'Zihinsel Antrenman' tanımına tekrardan bakarak başlamakta fayda olabilir.


Zihinsel antrenman; müsabakada veya antrenmanda etkili ve sağlıklı çalışmak için metodolojik olarak tekrarlı pratiği yapılan zihinsel egzersizler ile bazı psikolojik stratejilerin edinilmesidir. Tıpkı teknik, taktik ve fiziksel antrenman gibi adanmış bir egzersiz rutini talep eder.





Burada düzenli zihinsel antrenman yapmaya verilen taahhüte vurgu yapmak gerekiyor. Çünkü belki de en çok yaşanan yanılgı stresli bir durumun ortasındayken, hiçbir ön hazırlık olmadan yapılacak bir zihinsel taktiğin tıpkı bir paraşüt gibi bize yardım edeceğini beklemektir. Halbuki yüzmeyi önce sakin sularda öğrenmek, fırtınanın orta yerinde öğrenmeye başlamaktan daha etkili olacaktır. Zihinsel antrenman yapmaya verilecek taahhüt küçümsenmemelidir çünkü zaman ve enerji yatırımı kadar bu çalışmayı yapmaya istekli ve motive olmak da gereklidir. Burada belki bu konunun önemini anlamak, gerekliliğine inanmak ve zaman yönetimi açısından önceliklendirmek değerli olacaktır.


Zaman azlığından veya bilgi eksikliğinden de kaynaklanabilen zihinsel antrenman çelişkisi için zihin-beden bütünlüğünün önemi, yapılacak en ufak düzenli çalışmanın bile meyvesinin alınacağı ve alınacak desteklerin hem teknik ekip, hem de sporcular açısından daha verimli olmayı destekleyeceği hatırlanmalıdır. Bedenleri üzerinde birer usta olan sporcuların duyguları üzerinde aynı beceriyi gösterememeleri ve kelimelerin etkisinin serbest bırakılmasını göz korkutucu bir görev olarak algılamaları söz konusu olabilmektedir.


Sporda zihinsel antrenmanın tıpkı diğer antrenmanlar gibi gerekli olduğuna ikna olmak ve motivasyonu yüksek tutarak fayda sağlamaya çalışmak önemlidir. Hatta altyapıdan başlayarak antrenman rutinlerine ve sporcunun performansını artırmak için uyguladığı tüm günlük alışkanlıklar gibi günlük programlarına eklenmelidir. Neticede elit sporcu olma yolunda '7/24 sporcu olmak' gereklidir ve erken yaşlarda edinilen alışkanlıklar daha kalıcı olabilmektedir. Çünkü zihin de tıpkı bir kas gibi günlük egzersizlerle güçlendirilmeli ve onun gücü korunmalıdır. Bir sporcunun elleri, kolları, bacakları, gövdesi kadar kalbi ve kafası da güçlü ise ancak fark yaratabilecektir. Bakınız: sporda mindfulness

8 views0 comments

Recent Posts

See All