Mindfulness Becerilerini İş Yaşamına Katmanın ve Geliştirmenin Yolları

Updated: Dec 25, 2021

İş yaşamı, pek çoğumuz için stresi en çok yaşadığımız yer ve zaman dilimi olabiliyor. Zaman baskısı, belirsizlik, değişim, performans baskısı, ilişkiler, hedefler, beklentiler ve diğer pek çok faktör stresi daha yoğun hissetmemize neden olabiliyor.

Mindfulness becerilerimizi geliştirdikçe, stresli durumları yönetebilme becerilerimizin geliştiğini artık biliyoruz. Bununla ilgili son 50 yılda yapılan bilimsel çalışmalar, büyük global firmalarda ve aynı zamanda okullar, hastaneler gibi organizasyonlarda mindfulness uygulamalarının her geçen gün artırması ve üst düzey performans gerektiren işlerde çalışan kişilerin (yöneticiler, doktorlar, koçlar, sporcular, vb) kişisel mindfulness deneyimlerini ve faydalarını paylaşması bizlere hem bilgi veriyor, hem de ilham verip yol gösteriyor.

Aslında hepimizin doğal olarak mindful olduğu anlar vardır. Mindfulness'ın yeni bir kavram olarak hayatımıza girmesi, sanki bizde daha önce olmayan bir özellikmiş gibi algılanmasına neden olabiliyor. Hepimizde belli bir yere kadar bulunan bu beceri, yoğun olarak stres yaşadığımız anlarda ve diğer başka insani zihinsel ve duygusal kendimizi koruma yönlerimizin devreye girmesi ile yeterli olamayabiliyor. Mindfulness kavramını, tanımlamalarını, uygulamalarını ve tutumlarını öğrenmek, bu gibi zorlandığımız durumlarda mindfulness becerilerimizi yeniden "online" yapabilmemizi sağlar; yani aslında bizi güçlendirir.

Bunun için gerekli olan tek şey önce farkındalık ve sonra niyetiniz ve dikkatinizdir.

Farkındalıktan kasıt; iş yaşamında ya da hayatınızda stresi ne düzeyde yönetebildiğinizin farkındalığıdır. Stresli durumlarla başa çıkabilme becerisi de herkeste mevcuttur, herkes zaten bu beceriler ile donanmıştır. Fakat bazen bu becerimizin limitlerine geliriz ve stres bizim için artık bir sorun olmaya başlar. Sıklıkla baş ağrısı yaşayabiliriz, yeme düzenimiz bozulur, yoğun olumsuz düşünce sarmalına düşeriz, topluluk içinde bulunmakta zorlanırız, vb… Yani en basit anlatımla kendimizi iyi hissetmeyiz; enerjik ve bağlantıda hissetmeyiz… Bizdeki bu durumun farkındalığı bizi bununla ilgili bir şeyler yapmak için harekete geçmeye yönlendirir; ki aslında bu da mindful bir yaklaşım ve adım olur… Belki de bilinçli olarak atacağımız ilk mindful adım…

Stresle olan ilişkinizin farkındalığını oluştuktan sonra, mindful olma becerisini geliştirmek için bilinçli bir niyet ortaya koyup bazı şeyler yapabilirsiniz. Bunun için kurslara katılabilir, kavramları ve tanımları öğrenmek ve aynı zamanda ilham almak için makaleler ve kitaplar okuyabilir, videolar izleyebilirsiniz.

Tüm bunların sizi "dikkat" olgusuna yönlendirdiğini göreceksiniz. Mindfulness becerilerini geliştirmenin tam ortasında "dikkati" fark etmek ve yönetmek vardır.

Mindfulness'ı, kavramsal olarak, dikkatimizin nerede olacağına bilinçli olarak kendimizin karar vermesi ve yönlendirmesi olarak tanımlayabiliriz. Burada salt dikkat değil, dikkatin niteliği de önemli. Yargısız, açık ve dostça yönlendirilen dikkat sonucu bilinçli farkındalığa ulaşırız, bu da bize içinde bulunduğumuz anı mindful bir şekilde yaşama deneyimi sağlar. Dikkatimizi geçmişe ya da geleceğe odaklayamayız. Ama zihnimiz bizi geçmiş ya da gelecekten düşüncelere sürükleyerek, şimdiki andan kopmamıza neden olabilir. İşte bu noktada tanımda olduğu gibi, dikkatimizi içinde bulunduğumuz ana bilinçli bir niyet ile ve yargısız, dostça yaklaşımla getirdiğimizde mindful oluruz, ki Jon Kabat-Zinn de mindfulness kavramını bu şekilde tanımlıyor.


Stresli durumları, uçuşan zihnimizi fark etmek ve daha odaklı bir iş hayatı deneyimleyebilmek için aşağıdaki mindful öneriler bizlere yardımcı olabilir:

1. Rutin işlerinizi yaparken (örneğin: diş fırçalamak, çay/kahve hazırlamak, su içmek, vb) mindfulness pratiği yapın. Farkındalıkla bir nefes alın ve o an içinde düşüncelerinizde neler olduğunu fark edin, bedeninizin duruşunu ve bedensel duyumsamalarınızı fark edin ve bu rutin işinizi tamamlayana kadar dikkatinizi bedensel hareketlerinize ya da nefesinize yönlendirin.


2. Mindfulness uygulamalarının her gün yapılması kalıcı yararlar sağlar. Bu yüzden gün içinde sizin için ne kadar bir süre mümkün ise mindfulness meditasyonu yapın; belki 5 dakika, belki 20 dakika. Bunun için önceden çok da zorlayıcı olmayacak ve gerçekçi bir planlama yapabilirsiniz. Belki iş yerine vardığınızda arabadan inmeden önce yapacağınız 5 dakikalık meditasyon uygulaması gününüze mindfulness'ı getirmek için iyi bir başlangıç olabilir. Hatta bunu eve dönüş için arabanıza bindiğinizde de tekrar edebilirsiniz. Belki de öğlen arası bu pratikler için vakit ayırabileceğiniz anlar sunabilir size.


3. Gün içinde rastgele mindful anlar yakalayabilmek için kendinize hatırlatmalar koyabilirsiniz. Takviminize ya da cep telefonunuza küçük hatırlatma kelimeleri, imojileri ekleyebilirsiniz. Bunlar bilgisayarınızın ya da telefonunuzun ekranında belirip size "ana dönmeyi" hatırlatabilir. Bunu bir oyun gibi düşünebilirsiniz. Bu hatırlatıcılar size o anda nefesinize dönmeyi ve farkındalıkla bir tam nefes almanızı hatırlatır. Bu sırada zihninizden geçen düşünceleri ve aynı zamanda o andaki duygularınızı, içinde bulunduğunuz durumu fark etmeniz için de yardımcı olur. Bu sayede zihninizin otomatik pilotunu fark edebilir ve bir sonraki anlar için daha bilinçli seçimler yapabilirsiniz.


4. Masanızın üzerine ya da yakınına sevdiğiniz bir tür çiçek yerleştirin. Çiçekler, büyük şehirlerde ya da kapalı mekanlarda çalışanlar için doğa ile bağlantıya geçebilecekleri en güzel ve en kolay erişilebilir varlıklardır. Yine gün içinde sadece durup bu çiçeği mindful bir şekilde izleyin. Hatta belki bunu günlük sulama sırasında da yapabilirsiniz. Bu pratiği yaparken zihindeki o çiçekle ilgili güzel düşüncelere kapılmak yerine, o anda bedeninizde oluşan duyumsamaları deneyimleyerek ve çiçeğe odaklanarak sürdürün.


5. Sabah kalkıp işinizin başına geçtiğinizde, o gün içinde yapılacakların listesinin üzerinden geçin, toplantılarınızı gözden geçirin ve zaman planınızı zihninizde canlandırın. Gün bitiminde tekrar yapılacaklar listenize geri dönün yapılmış olanların üzerini çizin ve yarın için planınızı yapın. Gün içinde yaşadıklarınızı ve yaptıklarınızı gözünüzün önünden geçirin, tamamladıklarınız için kendinizi tebrik edin, planınız dışında gerçekleşenleri kabulle karşılayın, tamamlayamadıklarınız için de bu durumdan ne öğrenebilirim diye düşünün.


6. Toplantılara katılmadan önce toplantının konusuna, katılımcılara, toplantının amacına ve sizin bu toplantıdan elde etmek istediğinizin sonuca göz atın ve hazırlıklı olarak girin. Toplantı öncesinde kendinize 1 dakikalık sessizlik molası verin; bu molada içinde zihnen de bulunduğunuz ana ve zamana gelebilmek için dikkatinizi nefesinize yönlendirin ve nefesinizi takip edin. 1 dakika bittiğinde bu farkındalık halinin toplantı boyunca da sürmesi niyeti ile toplantınıza katılın. Toplantı boyunca telefonunuzu kapatın; dikkatinizi dağıtacak diğer unsurları da aynı şekilde kendinizden uzaklaştırın.


7. "Multi-tasking" – yani aynı anda birkaç işi yapabilmek; günümüz dünyasında tercih edilir bir özellik olmasına rağmen aslında yapılan işin etkinliği, verimliliği ve kişinin duygu durumu açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bir anda tek bir şeye odaklanın. Bu size yavaşlık değil, hız ve zaman kazandırır.

8. İş arkadaşlarınız ile birlikteyken mindful bir tutum ile iletişimde kalın. Onlarla iletişimde olduğunuzda dikkat dağıtıcı başka bir şey ile ilgilenmeyin; tüm varlığınız ve dikkatiniz ile iletişimde olduğunuz kişiyi dinleyin. Açık bir zihin, yargısız ve nazik bir tutum ile dinleyin; sözünü kesmeden, kendinizden örnekler vermeden, hemen düzeltme çabasına girmeden; tüm dikkatiniz ile dinleyin. Eğer kişilerin yardıma ihtiyacı olduğu hissine kapılırsanız, hemen öneriler getirmek , tavsiye vermek yerine, "sana yardımcı olmamı ister misin?, sana nasıl yardımcı olabilirim?" gibi sorularla yaklaşın.


9. Gün içinde olan hoşa giden anları fark edin ve bunlar için ve hatta bu anların içinde yer alan kişiler için içinizdeki minnet hissini fark edin.

18 views0 comments

Recent Posts

See All